1 Eyl 2011

yeniden ve yeniden merhaba,

yazacak çokkk şey birikti.
bugün bayramın 3. günü
kanepemde uzanmış hem miskinlik yapıp hem de günümü programlıyorum
birazdan hazırlanıp çıkacağım
günün tadını çıkamak gibi bir düşüncem var
fazla kalamıyorum şu anda

25 Tem 2010

ne dün yaşadıklarım için hayıflanıyorum,
ne yarın yapacakların için endişeliyim
aslonan bugünümdür....
hakkını vermek istiyorum.....

evet çok şeyler değişti
çok...
evet ben değiştim
artık daha kısa cümleler kurup
içi dolu anlar yaşıyorum, yaşamaya çalışıyorum...
yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim
ama yarın
daha güzelini yaşayacağım....
bunu biliyorum
çünkü böyle olmasın istiyorummmm

28 Ara 2009


Bu sene yapmış olduğum en iyi şey 19 Aralık günü - Kardeşim can dostum Kaderciğimin katkılarıyla tabi- eski işyerindeki dostlarımla bir araya gelmek oldu. Ne çok özlemişim herkesi. İnsan iş güç arasında nasılda unutabiliyor anlamıyorum. Bir araya geldiğimizde anladım. Karar verdik artık daha sık görüşeceğiz. Çocukları ve kocaları getirmek yasak ama :) iyi oldu, başbaşa kalıp onca senenin birikmiş dedikodularını yaptık doya doya :)

Bir o kadar da gelemeyen oldu tabi. Ama öyle bir ballandıra ballandıra anlattık ki, aramızda olamayanlar da kıskandı. Bir sonraki davete kesin gelecekler. Gelsinler. Herkesi özledim.

Kızlar öpüyorum sizi.

1 Eki 2009

mesaim bitti çıkmam lazım biliyorum...
aklımda fazlaca birşey yok...
sadece tek bir mısra...
sen benim hiçbir şeyimsin....
galiba hayat boyu aklımdan yüreğimden atamayacağım tek şey de bu mısra olacak...
öyle yorgunum ki, gitmem lazım ve birazdan gideceğim...
bu akşam bir dost olsaydı da yanımda,
bir yerde oturup dertleşseydik ne güzel olurdu
ama kimseyi efkarımla boğmak istemiyorum...
evet buldum bendeki durumu
ben bugece EFKARLIYIM

4 Ağu 2009

Selam,

Uzun zamandır görmediğim bir dostu bulmuş gibiyim şu an... Evet uzun zaman oldu... En son yazdığım yazıyı okudum biraz içim burkularak... Anlatacak ne çok şeyim var diye bir girizgah yapmışım ama sonrası gelmemiş... Valla o zaman yazacaklarımı şu an yazmamın bir anlamı kalmadı zira oldukça fazla şeyler değişti hayatımda... Evet bir sene içinde nasıl da farklı bir yöne gitmişim ve de gitmekteyim...Yen bir başlangıç mıdır? yoksa bir bitiş midir henüz bilemiyorum. Şu anki duygularım beni ateşleyip koşar adım mı gideceğim yoksa köşeme çekilip sakin bir hayatımı seçeceğim henüz bilemiyorum.
Neyse burayı yeniden hatırlamış olmaktan mutluyum... Söz çok ara vermeyeceğim. Elimden geldiği kadar sık ziyaret edeceğim ve daha çok şeyler paylaşacağım...

9 Ağu 2008

KISA, KISA....

Selam,
Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos...
Uzun süredir bir kelime bile eklememiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum.
Birşeylere başlayıp, sıkılıp vazgeçmek, bak bunu da yarım bıraktın işte
olmuyor, sürdüremiyorsun suçluluğu da içimi kemirmedi değil...
Evet,
Bu 4 ay içinde neler oldu kısa bir özet geçmek istiyorum...
İş yerinde yaşanan değişiklikler, gidenler, yeni gelenler, yeni sorumluluklar, koşturmacalar, yorulmalar vs.
Sonuç; birçok konuda haklılığımı görmek (ki bazıları bana üzüntü verse de)

İhmal ettiğim dostlarımla daha fazla zaman geçirmeye başladım, yüzyüze görüşemesek bile telefonla, msn üzerinden irtibat kurmak, eskilerden yenilerden konuşmak, buluşmalar, dertleşmeler bana iyi geldi diyebilirim. Tabi bu arada uzaklaşmak istediklerim de oldu ve uzaklaştım.

Evlilikler yaşandı bu süre içerisinde, sevdiğimiz arkadaşlarımızın, dostlarımızın mutlu günlerinde bulunmak beni de mutlu etti. Çok eğlendiğimi söylemeliyim.
Bu süre içerisinde beni en çok üzen olayların başında babamın hastalanması oldu. Benim için zor bir dönemdi. Hastalığının ilk aşamalarında beraberdik ve birçok duyguyu aynı anda yaşamamın yanında kendimde çok farklı yönler de keşfettim. Çok şükür ki kısa bir dönemdi ve sonucu iyi oldu.
En mutlu olduğum an ise, canım dostum Leyla'nın hamile olduğunu öğrenmek oldu. Yazacak çok şey var çokkkk :)
Beni en çok korkutan olay ise çantamı çaldırmak oldu. Tanrım tam bir kabustu. Harika başlayan bir günün nasıl kabus olabileceğini anlatacağım.
Eeee tabi yıllık iznimin bir bölümünü kullanma şansım oldu. Karadenize gittim. Neler neler, inanamazsınız. Çok farklı bir dünya. Ben çok beğendim, resimleri görünce bana hak vereceğinizi umuyorum.
Aşkk... Onda değişen birşey yok. Ne seninle ne de sensiz durumu dersem anlarsınız değil mi?

10 Nis 2008

Bu saatte takıldı aklıma (01:43)
yazmazsam yazık olacak dedim,
sözlerini tümüyle ezbere bilemediğim için
oturdum internetten araştırdım
ve buldum...
ben uzun süre tek satıra takılı kalmıştım oysa,
şimdi sizinle de paylaşmak istedim....

Sen Benim Hiçbir Şeyimsin

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz

Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın anlaşılmaz
Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok cığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde

Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykum arasında cağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak
Sen benim hiçbir şeyimsin

bir sevgilinin hiçbir şeyi olmak,
bu şiiri ilk duyduğumda ne demek istediğini anlayamamıştım, ve hatta kızmıştım. Demek hiçbir şeyin değilim senin demiştim. Oysa sen benim herşeyimsin diye de ardından büyük büyük ve bence çokkk duygu yüklü birazda nemli cümleler kurmuştum.
Ben senin hiçbirşeyin değil miyim diye soracağım yerde o sinirle
Sen benim hiçbir şeyimsin deki manayı çözebilseydim...