Selam,
Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos...
Uzun süredir bir kelime bile eklememiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum.
Birşeylere başlayıp, sıkılıp vazgeçmek, bak bunu da yarım bıraktın işte
olmuyor, sürdüremiyorsun suçluluğu da içimi kemirmedi değil...
Evet,
Bu 4 ay içinde neler oldu kısa bir özet geçmek istiyorum...
İş yerinde yaşanan değişiklikler, gidenler, yeni gelenler, yeni sorumluluklar, koşturmacalar, yorulmalar vs.
Sonuç; birçok konuda haklılığımı görmek (ki bazıları bana üzüntü verse de)
İhmal ettiğim dostlarımla daha fazla zaman geçirmeye başladım, yüzyüze görüşemesek bile telefonla, msn üzerinden irtibat kurmak, eskilerden yenilerden konuşmak, buluşmalar, dertleşmeler bana iyi geldi diyebilirim. Tabi bu arada uzaklaşmak istediklerim de oldu ve uzaklaştım.
Evlilikler yaşandı bu süre içerisinde, sevdiğimiz arkadaşlarımızın, dostlarımızın mutlu günlerinde bulunmak beni de mutlu etti. Çok eğlendiğimi söylemeliyim.
Bu süre içerisinde beni en çok üzen olayların başında babamın hastalanması oldu. Benim için zor bir dönemdi. Hastalığının ilk aşamalarında beraberdik ve birçok duyguyu aynı anda yaşamamın yanında kendimde çok farklı yönler de keşfettim. Çok şükür ki kısa bir dönemdi ve sonucu iyi oldu.
En mutlu olduğum an ise, canım dostum Leyla'nın hamile olduğunu öğrenmek oldu. Yazacak çok şey var çokkkk :)
Beni en çok korkutan olay ise çantamı çaldırmak oldu. Tanrım tam bir kabustu. Harika başlayan bir günün nasıl kabus olabileceğini anlatacağım.
Eeee tabi yıllık iznimin bir bölümünü kullanma şansım oldu. Karadenize gittim. Neler neler, inanamazsınız. Çok farklı bir dünya. Ben çok beğendim, resimleri görünce bana hak vereceğinizi umuyorum.
Aşkk... Onda değişen birşey yok. Ne seninle ne de sensiz durumu dersem anlarsınız değil mi?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder